Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)

Özel Arama

Kardemin Diyari

Mayıs 2008 tarihli yazilar (sayfa 1)Mayıs 2008 tarihli diger ogeler resimler , videolar
 

Kaplumbağanın Gözyaşları - Casper_m

Kaplumbağın GözyaşlarıDenizde ruhunun fırtınalarının dindiğini hissederdi. Orada haftanın yorğunluğunu atar ve huzur bulurdu. Balık tutmaya meraklıydı. Kendisi kadar çocukları da deniz ve balığı severdi. Bundan dolayı hafta sonları herkesi bir heyecan sarardı.
Günlerden cumartesiydi. Yusuf Efendi kendi kendine: “Yine hafta sonu olmuş. Günler ne de çabuk geçiyor, ömür sayfasından bir yaprak daha gitti. Acaba bugünümüz nasıl geçecek.” dedi. İçinde sebebini bilemediği bir hüzün vardı. Sabahın erken saatleriydi, malzemeleri arabaya yerleştirdi. Çocukları Enes, Merve ve eşi, ondaki hüznü fark etmiş; fakat sebebini anlayamamışlardı.
 
Erkenden deniz kıyısına vardılar. Güneşin doğuşunu seyrettikten sonra Enes'le beraber motoru calıştırıp denize açıldılar. Oğluna tebessümle bakarak konuştu.
- Bugun nasibimiz açık gibi görünüyor.
- Evet babacığım, benim de içimde güzel şeyler olacak gibi bir his var.
- Neyse yavrum, önemli olan bir şeylerle uğraşmak, bu da benim hobim, hem balık tutuyorum, hem de rahatlıyorum.
Denizin dalgaları, martıların sesi ayrı bir senfoni oluşturuyordu. Bu büyülü atmosfer, onu âdeta çocuklaştırmış ve yorgunluğunu alıp götürmüştü. Vaktin bir hayli ilerlemiş olduğunu güneşin yakıcılığıyla fark ettiler. Oğluna, bir an önce ağı çekmeleri gerektiğini söyledi. Baba oğul el birliğiyle ağı çekmeye başladılar. Baba:
 
- Oğlum, bu seferki avımız çok bereketli gözüküyor!
Enes, babasının gözlerine neşeyle bakarak:
- Babacığım, bunu nereden anladın?
- Bu sefer ağ, bir hayli ağır geldi bana.
Ağı motora çektiklerinde Enes heyecanla:
- Babacığım baksana ağa büyük bir şey takılmış, dedi. 
 
Kaplumbağın Gözyaşları-1 Ağı iyice çekip motorun içine alan baba ve oğul, davetsiz misafirin deniz kaplumbağası olduğunu gördüler. Ağa takılan balıkları ve kaplumbağayı alıp yola koyuldular. Sessiz bir yürüyüş vardı. Bu sessizlik babanın kafasında bir plân kurmakta olduğunun işaretiydi ve oğlu bunu anlamakta geçikmemişti. O konuşmadığı zaman mutlaka bir plân yapardı.
Bir müddet sessizce yürüdükten sonra, babanın yüzünde hafif bir tebessum belirdi. Oğlu heyecanla sordu:
 
- Babacığım bir plânın mı var?
- Oğlum, bu kaplumbağa bize çok para kazandıracak!
- Nasıl yani babacığım?
- Oğlum ben turistik eşya satan bir yer biliyorum, onlar bu tür hayvanları alıyorlar.
- Peki, onları ne yapıyorlar?
- Doğrusu ne yaptıklarını ben de bilmiyorum.
 
Ertesi gün Yusuf Efendi, kaplumbağayı arabanın bagajına koyarak doğruca yıllar önce tanıştığı turistik eşya satan adamın dükkânına gitti. Kısa bir sohbetten sonra geliş maksadını anlattı. Birlikte arabaya gidip bagajı açtılar. Kaplumbağayı görünce adamın gözleri fal taşı gibi açıldı. Ona yüksek bir fiyat vereceğini söyledi. Bu arada sohbet koyulaştı. Yusuf Efendi’nin aklına bir soru geldi. Sormadan edemedi:
 
- Bu kaplumbağayı ne yapıyorsunuz? Adam sırıtarak:
- Bunun kabuğundan beşik yapıyoruz. Genelde turistler alıyor, dedi. Yusuf Efendi bir soru daha sordu:
- Efendim, kaplumbağanın kabuğunu nasıl ayırıyorsunuz? Adam:
- Bundan kolay ne var, kaplumbağayı sırt üstü yatırıp bolca tuzluyoruz, birkaç gün içerisinde kendiliğinden ölüyor. Böylece sağlam bir kabuk çıkıyor, dedi. 
 
Kaplumbağın Gözyaşları-2 Bunları konuşurken kaplumbağadan garip sesler geldiğini fark eden Yusuf Efendi gözlerine inanamadı, o da ne! Kaplumbağa başına gelecekleri anlamış gibi, sicim sicim gözyaşı döküyordu. Aslında onu merhamete getiren gözyaşları, biz insanların ağladığı mânâda bir gözyaşı değildi. Tuzlu su içen deniz kaplumbağası kendine verilen hususî boşaltım sayesinde saf suyu vucuduna alırken, gözünün altına yerleştirilmiş tuz bezleriyle, tuzu yoğunlaştırılmış hâlde dışarı akıtıyordu. Bunu ağlama zanneden Yusuf Efendi’ye bu manzara çok dokundu. Kaplumbağanın kendini koruyucu yoğun tuz salgısı, ilâhî şefkatin bir tecellisi olarak kalbinde yumuşamaya sebep olmuştu. Almış olduğu parayı geri verdi.
Ben onu satmaktan vazgeçtim, dedi. Adam şasırdı. Ne de çok para vermişti.
 
- Eğer az olduysa biraz daha para vereceyim.
- Hayır! Bu satış imkânsız.
Adam, Yusuf Efendi’nin kaplumbağayı neden satmaktan vazgectiğini, verdiği parayı niçin iade ettiğini bir türlü anlayamamıştı.
İnsanlara olduğu kadar hayvanlara da merhamet eden Yusuf Efendi, kaplumbağaya yapılacak eziyeti ve bunda kendinin de payı olacağını düşündükce, içi parcalanıyordu. Bir an önce bu zalimce işten kurtulmalıydı. Bunun için yapması gereken şey, kaplumbağayı yakaladığı yere götürüp denize bırakmaktı. Ev halkına haber vermeyi bile düşünmeden kaplumbağayı yakaladığı yere gitti. Kaplumbağayı denize bırakırken, anlayacakmış gibi ondan özür de diledi.
 
Öylece bir haftadan beri devam eden sıkıntısı, kaplumbağanın deniz sularına dalmasıyla birlikte yok olup gitmişti.
Etiket :gizem ve kıssadan hisse
Casper_m
31 Mayıs 2008
23:38
Yorumlar :0
 
 
 
 

Aşkta Yarın Yoktur Sevgili...- Casper_m

 

Aşkta Yarın Yoktur..

Aşk bu dünyanın ölcüleriyle acıklanamaz sevgili. O ilkel bir acıdır, yaban bir ağrıdır.

Gelir ve içimizdeki o cok eski bir şeye dokunur.

Sonra bir perde acılır ve yolculuk başlar.

Bu yolculukta artık para, tarifeler, beklentiler, randevular, taksitler,

iş, anneler ve korkular yoktur. Aşkın kendi gercekliği vardır sevgili.

İnsan bir başka ışığa teslim olur...

image004

Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere,

derinlere doğru işlemeye başlar. İnsan korkusuz olur, daha derinden anlamaya başlar,

bilgelesir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur.

Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur.

Hem dışındadır dünyanın, hem de ta ortasında.

image005  
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır,

 yitirdikleri de... New York'ta, bir sokakta, kartondan kulubesinde yaşayan

kadının cıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki,

ama o, cıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...

image006  
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili,

kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla

hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...

image009

Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın degil, yokluğun acısıdır diye.

Belki de bu yüzden ilk gençligimde, o yoğun âşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez,

dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır,

insanları uykularından uyandırmak isterdim.

Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...

image008  
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o cileli çocukluğumuz geçer.

 Sevdigimiz insanların çocuklukları da...

Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer.

Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider,

hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...

image012

İnsan bazen nedensiz yere umutsuzluğa kapılır.

Kimselere veremez sevgisini, kimselere kendini anlatamaz, evlere kapanır...

Bazen denizler, kıyılar çeker insanı. İnsan bu kapılmayı anlayamaz,

oysa çok eski bir yerde yaşanmasından korkulup vazgecilmez aşkların sızısıdır bu.

Bu sizi, bu yenilgi mevsimlerle yıllarla devredilir başka insanlara...

Bir insanın yaptığı bir hatanın tüm insanlara yayılması gibi...

image016  
İşte şimdi biz de sevgili, ya olmadık zamanlarda umutsuzluğa kapılıp,

soluğu evlerde alacağız, ya da denizler, kıyılar çekecek bizi.

Nasıl biz başkalarının korkaklığını taşıyorsak, başkaları da bizim korkaklığımızı taşıyacak, yenilğimizi, umutsuzluğumuzu...

image017

Birazdan sabah olacak...

Para, tarifeler, beklentiler, randevular, taksitler,

iş, anneler ve korkular başlayacak...

Bunlar varsa ve bizim için geçerliyse aşk yoktur ve hiç olmamıştır sevgili.

Birbirimizi kandırmayalım...

image003

Hadi güne hazırlan. Yaşadıklarımızı unutmaya çalış. Aşk bize güvenip verdiği büyüsünü, sırlarını, cesaretini, bilgeliğini ve o ilkel, o yaban ağrısını geri alacak. Bunlar ölürken içimiz bir an çok üşüyecek, sonra geçecek...
Hadi, oyalanma birazdan yarın olacak...
Aşkta yarın yoktur sevgili...

Etiket :aşk hikayesi
Casper_m
31 Mayıs 2008
21:08
Yorumlar :0
 
 
 
 

Su - Casper_m

Ben senin İstanbul'un orta yerinde
kar gibi yağan gözlerini bilirim.
Sen benim 'SU' gibi akıp giden
yokluğumdun
sen tesadüfen bulduğum
ağzımda açan kederli bir çiçektin.
Yüzümü taşların kâbesine sürmeden önce
taşlar için yas tutmayı bilmezdim
ölümle evli sözcükler
seni aşkın gurbetine götürmeden önce
sanki yeterince inanmazdım.
Şimdi seninle
göğsüme göçebe bir yıldız iğneliyorum
ve Allah'a daha çok inanıyorum.
Kelimelerin kifayetsiz kaldığı
bu sessizlik duvarından geçmek için
sessizliğin ateşinde yanmalıyım
rüyadan akan o 'SU'yu bulmak için
bütün ateşleri yeniden yakmalıyım.
Her anne suyun ta kendisidir
o yüzden bütün sular ateşe
anneler suya akar.
Bugün saçlarını kesme
uzayan zülfünden su gelir
bırak sütün su gibi aksın aksın anne olsun.
Bir bahçe seç
köşelerine cennet düşleri ekilsin
bir rüzgar rengi kat dudaklarına
ve uyandır bütün beyazlan uykularından
Bak bir melek gözlerini dikmiş bizi bekliyor
geç fark ettik suyun içimize yazıldığını
ve yaban güllerinin
cehenneminde yanınca anladık
ikimiz diye bir şey olduğunu.
Mehmet Ocaktan
Etiket :şiir
Casper_m
31 Mayıs 2008
20:50
Yorumlar :0
 
 
 
 

Dinmek - Casper_m

Dinmek ne yokolmak
ne de susmak kaygılı
yeni yolculuklar için azık toplamak
bir limanda ya da bir dağ kahvesinde
giderken Kozaktan Bergamaya
ya da Artvin yolunda yalnız kahvede
mola vermek gibi
ekşimezse insan biriktirdiğiyle
şaraba dönüşür de
gün gelir hazır
geçen aylar, yıllardır
belki çoğunca
zamana yaş koymak iyidir
Gülten Akın
Etiket :şiir
Casper_m
31 Mayıs 2008
20:42
Yorumlar :0
 
 
 
 

Tembel Kadınlar Nasıl Kilo Verir? - Casper_m

Spor yapmak sana zor mu geliyor? O halde ünlülerin de uyguladığı basit ama etkili egzersizleri dene. Hızla olmasa da, vücudunun forma girdiğini göreceksin.

Cameron Diaz'ın sörf hareketi

Ayaklarını arala ve hafifçe eğil, bu sırada kollarını öne doğru uzat ve bu şekilde yirmiye kadar say. Bu hareket, bacaklarını şekle sokarak, karnındaki fazlalıklardan kurtulmanı sağlayacaktır. Bu hareketi yaparken düzenli şekilde, nefes alıp vermeyi unutma.

Rachel Stevens'ın patenci hareketi

Tek ayağının üzerinde dur ve bacağını dizinden hafifçe bük. Bu sırada tek kolunu öne doğru uzat. Pozisyonunu hiç bozmadan, diğer bacağının üstüne doğru zıpla.
Bu hareketi müzik eşliğinde yaparsan, vaktin nasıl geçtiğini anlamazsın bile!

Tash Bedingfield'in T duruşu

Yana doğru yere yat. Bacaklarını gergin olarak uzat. Sonra tek kolunu kullanarak, yukarı doğru yüksel. Bu hareketi 10 defa tekrarlamaya çalış.
Bu hareket, ilk bakışta zor gibi görünse de, yaptıkça alışacaksın. Kolların ve belin şekle girecek.

Paris Hilton'un ağırlık çalışması

1. Eline ağır bir kitap al ve bir sandalyeye dimdik otur. Kitabı tutarken, ellerini kucağında birleştir.
2. Ellerini yukarı kaldır ve indir.
Paris Hilton kollarının güzelliğini bu harekete borçlu. Bunu 10 defa tekrarla.

Jennifer Lopez'in kolay karın hareketi

1. Sırt üstü yat ve bacaklarını dizinden bük. Tek bacağını dizinin üzerine koy.
2. Bu şekilde belinden hafifçe sırtını kaldır.
J LO karnını bu şekilde formda tutuyor.

Etiket :sağlık
Casper_m
31 Mayıs 2008
20:32
Yorumlar :1
 
 
 
 

Gelir misin - Casper_m

Küçücük bir oda yaptım
Üzerini sevgimle kapladım..
Duvarlarını mısra mısra
Şiirlerim ile ördüm..!
Gözlerimle aydınlattım
Kalbimle ısıttım..!
Penceresini pembe güllerle
Kapısını ismimle süsledim..!
Ve..içinde ben Seni bekliyorum..!
Gelir misin..?
Sevgül Kılıçaslan
Etiket :şiir
Casper_m
31 Mayıs 2008
18:33
Yorumlar :0
 
 
 
 

Hangi Meyvenin Suyu Neye İyi Geliyor?

KIZILCIK
Sistitin önlenmesini sağlar. Kızılcık suyunda bulunan proantosiyadin adlı madde, sidik yolu enfeksiyonu riskini azaltır. C vitamini içerir.

KiVi
C vitamini deposu. Enfeksiyonlarla mücadele etmek ve cilt kusurlarını engellemek açısından faydalı.

PORTAKAL
Bağışıklık sistemini güçlendirir, kansızlığa iyi gelir. C vitamini ve folik asit kaynağı. Hamilelerin bolca tüketmesi faydalı.

ANANAS
Ağır proteinleri sindirmeye yarayan bromelain enzimi vardır. Ayrıca doğal şekerler açısından da zengin, enerji verir.

KARA ÜZÜM
Kalp hastalıklarına, cilt ve saça iyidir. Kan pıhtılarının birikmesini azaltıp kan dolaşımı sağlar. Saç, cilt için de yararlı.

 
YABAN MERSİNİ
Cilde iyi gelir. Kansere sebep olan serbest radikalleri yenen ve kolajeni bozulmaktan koruyan antosiyaninler açısından zengin.

MANGO
Gözlere, cilde iyi gelir. Kansere karşı koruyucu özelliği vardır. Serbest radikalleri yok eden beta karoten açısından zengin.

GREYFURT
Bağışıklık sistemi için yararlı. C vitamininden zengin. Ancak ilaç kullanıyorsanız dikkatli olmakta fayda vardır.
Etiket :sağlık
Casper_m
31 Mayıs 2008
18:19
Yorumlar :0
 
 
 
 

Aşk Budur İşte - Casper_m

Etiket :video
Casper_m
31 Mayıs 2008
15:31
Yorumlar :0
 
 
 
 

Yoksul Kunduracı - Casper_m

Eski zamanlarda, ülkenin birinde yoksul bir kunduracı ve karısı yaşarmış. Kunduracı çok yaşlandığı için artık eskisi gibi çalışamıyormuş. Kazandıkları para ancak karınlarını doyurmaya yetiyormuş.
Kunduracı, bir gece elinde kalan son deriyi de ertesi gün ayakkabı yapmak için hazırlayıp tezgahın üzerine koymuş. Yatmaya gitmiş.
Ertesi sabah her zamanki gibi erkenden kalkmış.
Tezgahın üzerine bakınca çok şaşırmış. Çünkü bir çift ayakkabı duruyormuş. Ayakkabılar öyle güzelmiş ki, müşterilerden biri bunları görünce çok beğenmiş.
Hemen satın almış. Yaşlı kunduracı kazandığı paralarla iki çift ayakkabı yapabilecek kadar deri satın almış.
Derileri o akşam yine ertesi gün ayakkabı yapmak üzere hazırlamış. Sabahleyin kalktığında bu kez iki çift ayakkabı bulmuş.
Dükkana gelen müşteriler ayakkabıları çok beğenip bol bol para vermişler.
Kunduracı bu durumdan çok memnunmuş. Artık pazara gidip yeterince deri alabilecekmiş.
O akşam yine derileri hazırlarken ertesi sabah ne göreceğini tahmin edebiliyormuş.
Gerçekten de düşündüğü gibi olmuş. Sabah kalktığında dört çift gıcır gıcır ayakkabı tezgahın üzerinde duruyormuş.
Günler böyle geçmeye başlamış.
Yoksul kunduracı artık geçim sıkıntısı çekmiyormuş. Kazandığı paralarla istediği kadar deri alabiliyormuş. Hatta bir miktar da para arttırıp gelecek günler için saklıyormuş.
Kunduracı bir gün karısına:
- Bu böyle olmayacak. Bize yardım edenlerin kim olduklarını mutlaka öğrenmemiz gerek. Bunun için bu gece saklanarak onları gözetleyeceğim, demiş.
Yine derileri hazırlayıp tezgahın üzerine bırakmış. Karısı da odanın aydınlanması için mum yakarak masanın üzerin koymuş.
Bütün hazırlıklar tamamlanınca karı koca odadaki dolabın içerisine girerek beklemeye başlamışlar.
Vakit gece yarısı olunca birden tıkırtılar duyulmaya başlamış. Kapı açılmış. Çok sevimli iki minik adam içeri girmişler.
Tezgahın yanına gelerek kunduracının bıraktığı derilerden ayakkabı yapmaya başlamışlar.
Karı koca hayretle onları izliyorlarmış. Cüceler işlerini bitirerek sabaha karşı gitmişler.
Ertesi gün kunduracı düşünmeye başlamış. Kendisini fakirlikten kurtaran bu adamlara teşekkür etmek istiyormuş, ama nasıl?
Akşam olunca karısına:
- En iyisi minik adamlar için güzel kıyafetler hazırlayalım, demiş.
Hemen işe koyulmuşlar. Onlar için minik elbiseler, ayakkabılar hazırlamışlar.
Ertesi gece kunduracı tezgahın üzerine kesilmiş deriler yerine hazırladıkları hediyeleri bırakmış.
Yine bir mum yakarak dolabın içine saklanmışlar.
Az sonra kapı açılmış. Minik adamlar tezgaha yaklaşınca kendileri için bırakılan hediyeleri fark etmişler.
Sevinçle dans etmeye başlamışlar. Sonra hoplaya zıplaya gitmişler. İki minik adam bir daha hiç görünmemişler.
Ama, kunduracı ile karısı, minik adamlar sayesinde kazandıkları parayla ömür boyu rahat yaşamışlar. Onları da hiç unutmamışlar.

 
 
 

Komik Atasözleri - Casper_m

Üzüm üzüme baka baka kararabilir, ama körle yatanın şaşı kalktığı görülmemiştir.

Her türlü iyi niyet itina ile suiistimal edilir

Turiste güler yüz gösterin ki, aldatıldığını anlamasın

Gerçekçi ol imkânsızı iste Temiz hava garip kokar

Ağlama sevgilim ıslanıyorum

Türk öğün, çalış, babana bile güvenme

Yazılıdan sıfır aldım ama önemli olan katılmaktı.

Ayrılık içimde bir kor, her gün sobayı tutuşturuyorum.

Nefes alamıyorum. Atmosferi açın

İçmek, problemlerini çözmese de sana bir sürü yeni ve ilginç problem yaratır

Bitkisel hayata girdim. Maksat yeşillik olsun

Kadında önemli olan ruh güzelliğidir. İyi bir ruhun sahip olması gereken vücut ölçüleri ise 90-60-90 olmalıdır.

Acayip patlama yaptı… Parçalarını topluyorlar!

Mouse'umun topu tutulmuş Windows’u açık bırakıpta mı yatmış naapmışsa

Asansör bozuktur. En yakin asansör karşı apartmandadır

Abi beni niye anlamıyon. Sende idrak yolları enfeksiyonu mu var?

Modemim kontrolden çıktı herkese küfürlü mesajlar yolluyor.

Kimi dertten içer, kimi neşeden, ben şişeden içiyorum.

Bakarak öğrenilseydi, bütün kediler kasap olurdu.

Adam çekmiş karısı Alman

Bakarsan bağ olur bakmazsan göremezsin

Tatilde görmeye gittim… Gerçektende göremedim

Büyük jetona para vermeyin. Küçükten alıp büyütün

Düşman menzildeyse siz de onun menzilindesinizdir

Aptallarla tartışmayın. Çünkü onlara malum olur.

Kaptan pilotunuz konuşuyor: Çıkarın beni bu kaptan.

Ayda 200 milyon kazanmak ister misiniz?… O zaman aya gidin.

Bebeğinizin altına yapmasını istemiyorsanız, çevirin üstüne yapsın.

Süpermen de uçuyor ama kimse ona kuş beyinli muamelesi yapmıyor.

Köpeğiniz çok büyükmüş. Cinsi nedir bunun? Aslan

Ayakkabının kalleşi ayağı arkadan vurur.

Eskiden nur topu gibi bir delikanlıydı, şimdi nuru gitti topu kaldı

Adamın biri topalmış, karısı da oynamış…

Etiket :mizah
Casper_m
29 Mayıs 2008
12:32
Yorumlar :0